1001bilgi.sitemynet.com

Bitkiler
H. msn nickleri
Komik sözler
Siga. zararları
Üyeler
Fotolar 2
Hayvanlar
Fotolar
Çan haberleri
Videolar
Güzel sözler

Hayvanlar


HAYVANLAR İLE İLGİLİ BİLGİLER

DİKKAT !!! BU SAYFADA BAZI HAYVANLAR HAKKINDA BİLGİLER VERİLMİŞTİR !!!










Yapışkan Echeneidae cinsinden balık :


Başının üzerinde yuvarlak , emici bir organ bulunan bu balık , düz yüzeylere sıkıca yapışabilir .
Balığın bu özelliği , onu yüzyıllarca efsanelere konu etmiş ve bazı balıkçılar , onun gemilere yapışarak , bu dev tekneleri yavaşlatıp , durdurabileceğine inanmışlardı . Doğaldır ki , 40 cm ( santimetre ) boyundaki bir balık bunu ancak efsanelerde yapabilir .
Bu balığın ilginç bir özelliği : Köpekbalığı ava çıkarken o yapışkan balıkta ona yapışıp onunla birlikte ava çıkıyor ve köpek balığı avını yakalayıp yediktan sonra o da artıkları yiyordu . Bu yapışkan balık '' Echeneidae '' cinsindendir ve 7 türü vardır ...











Hayvanların sınıflandırılışı :


Hayvanat bahçelerinde , hayvanların halk ( hayvanay bahçesi ) arasında bilinen isimlerin yanında , Latince isimlerini de görürüz . Örneğin aslan '' Panthera Leo '',
kaplan '' Panthera Tigris '' tir .
Latince ' nin bilim adamlarınca kabul edilmesine neden , karışıklığın önlenebilmesidir . Hayvanların sınıflandırılmasında hâlâ botanikçi Carolus Linnaeus ' un etkisi görüldüğünden , her hayvanını iki Latince ismi vardır . Örneğin aslanın Panthera ismi cinsini , Leo ismi ise türünü belirliyor . Genel olarak benzer özellikler taşıyan hayvanlar , aynı cinsten sayılıyorlar . Örneğin Panthera ismi , hırlamayan büyük kedileri ( aslanları ) kapsar . Daha küçükleri de mırlayan ama kükremeyen kediler ise '' Felis '' cinsindendir . Her iki cinste '' Felidae '' familyasına bağlıdırlar ...








Okyanus pervane balığı :


İlk bakışta gövdesi yokmuş gibi görünen bu balık , çok eski zamanlardan beri bilinir . Hatta balıkçılar bu balığı doğuşatan sakat sanırlarmış .
Aslında bu balığın gövdesi vardır , ama kuyruğu yoktur . Kuyruk yerine anüs ve kuyruk yüzgeçleri birleşmiş ve küçük bir gövde oluşturmuştur . Ortalama 3 metre boyundaki ve 2 ton ağırlığında , çok büyük bir balık olan pervane balığı , tüm bu ihtişamına karşın , küçük bir ağıza sahiptir ve iyi yüzemez . Böylece bu balık , ılık ve tropikal denizlerin yüzeyinde güneşlenerek ve küçük balıkları yiyerek yaşar . Pervane balığı '' Teleosei '' cinsindendir ...













And Dağı akbabasının efsanesi ve sembolü :


Kızılderelilerin , Güney Amerika ' nın İapanyollarca fethedilmesi dönemlerine dayanan bir geleneği vardır . Bu efsanenin konusu , Kızılderelileri temsil eden akbaba ile İspanyolları temsil eden boğa arasındaki geçen dövüştür . Yalnızca başı açıkta kalacak şekilde torbaya konularak boğanın sırtına bağlanır . Boğa ondan kurtulmaya çalışırken akbaba onun başını didiklemeye başlar ve kavga oluşur . Bu efsane Kızılderelilerin , İspanyollara karşı duyduğu kinin efsanesi sembolüdür ...












Ayı balıkları :


Ayı balığı türlerinin çoğu kutuplarda yaşar ve temel özellikleri , kısa boyunlara sahip olmak ve kulaklarının olmamalarıdır . Ama okyanusta yaşayan ayı balıklarının kulakları vardır .

Ayı balıkları , Sibirya ' da yaşayan ve 1 metre boyunda olan tatlı su ayı balığından , 6 metre büyüklüğe ulaşabilen dev deniz filine kadar çeşitli boyutlarda olabilirler .
Bu balığın en çok rastlanan türü ise , 2 metre boyundadır ve üzeri lekeli , kahverengi veya kirli sarı kürkü vardır . Kuyruğunu ayak olarak kullanan bu hayvan , çok fazla yürüyemez ve gövdesini yere sürte sürte gider . Ama buzda rahatça kayar ve çok daha iyi yüzer ...










Deniz kaplumbağası :


Kara kaplumbağalarının yavaşlığı düşünülürse , deniz kaplumbağalarının balık kadar hızlı yüzebildiği yadırganabilir . Ama 250 kilo bile gelebilen bu hayvanlar , denizde geçirdikleri milyonlarca yılda evrimleşerek pençeleri kanat haline gelmiş ve bedenleride yüzmeye elverişli olmuştur .
Issız sahillere sadece yumurtlamak için çıkan deniz kaplumbağası , yaşamın büyük kısmını denizlerde geçirir ve türüne göre etle veye bitki ile beslenir . Atlantik ve Pasifik okyanuslarında yaşayan yeşil deniz kaplumbağalarının eti çok lezzetli olurmuş . Bu hayvan '' Chelonia '' cinsinden ve '' Raptile '' sınıfındandır ...












Som balığı :


Kuzey yarım küredeki Atlantik ve Pasifik okyanuslarında kıyı şeridinde yaşayan som balığı , her Haziran ' da , doğduğu yer olan nehir kaynağına zorlu bir yolculuğa çıkar .
Pek çok som balığının sonunu getiremediği bu yolculuk sırasında şelaleri de tırmanmaları gerekir . Bunu gerçekleştirmek için ikiye bükülerek sıçrayan som balıkları , bazen yorularak ölürler veya nehir kıyısındaki ayılara yem olurlar .
Yeterince oksijen bulabildiği nehir kaynağına ulaşınca , dişi balık hemen oraya kuyu açar ve yumurtlar ve erkek balık yumurtaları döllemeye başlar . Dişi balık yumurtaların üstünü çakıllarla örter ve çoğunlukla dişi balıkta , erkek balıkta ölür . Ama yumurtlama döneminde ölmeyip yeniden eski yerine dönen som balıklarıda vardır ...



















Yer solucanları :


Yer solucanları sürekli olarak nemli ortamlarda yaşamak zorundadırlar , bazen güneş altında geçirdiği 1 - 2 dakika bile ölmelerine yol açabilir . Yaşamlarının hemen hemen tümünü yer altında tünel kazarak geçirirler . Solucanlar , toprağı özel bir organları olmadığı için ritmik olarak kasılırlar bir kısalıp bir uzarlar ve kafalarıyla toprağı iterek kazarlar . Ayrıca kazarken ağzına giren toprakların içindeki minarellerle beslenirler bütün hayatları boyunca bu işi yaparlar ...











Buffalo ' nun böceklere karşı korunuşu :

Bataklık yerlerde , vahşi olarak yaşamayı seven Buffalo , buradaki böceklerden korunmak amacıyla kendini çamura bular . Böylece sertleşerek koruyucu bir tabaka oluşturur .
Bu koruyucu tabaka onu böcek ısırma ve sokmalarına karşı korumuş olur ...






Arılar ve kovanlarının organize edilişi :


80.000 (seksenbin) kadar arıyı barındırabilen arı kovanları , bu yüksek sayıdaki arıya karşın , hiçbir karışıklık çıkmaz .
Kovanda , sürekli yumurtlayan bir kraliçe arı , bu yumurtaları döllemekten başka bir görevi olmayan 100 - 200 arı ve görevleri sürekli olarak çiçek ile polen toplamak olan pek çok işçi arı vardır .
Yeni bir kraliçe arı doğduğunda , hepsi de dişi olan işçi arılar , erkek arıları öldürürler .
Yumurtlamayan bu işçi arılar , çiçek özsularını burunlarında bulunan özel bir tüp aracılığıyla çekerler ve minik bir torbacığın içinde kovana taşırlar . Polenleride arka ayaklarıyla taşıyan bu arılar , taşıdıkları bu maddelerin tümünü karıştırarak elde ettikleri balı , larvalara yedirirler ...
















Atların çok ilginç nesli :

Bugün bildiğimiz atların atası ,50 milyon yıl önce yaşamış 25 cm ( santimetre ) boyundaki '' Eohippus '' tur . İlk olarak Asya ve Avrupa kıtalarında yaşayan bu hayvan , daha sonra Amerika ' ya gitmiş . Bundan 20 milyon yıl sonra yaşayan atlar '' Orohippus '' ve '' Mesohippus '' tur ve bunlar öncekinden daha büyükmüş . Bugünkü atlara çok benzeyen at '' Parahippus '' tur . Son olarak 10 milyon yıl önce yaşayan at '' Polihippus '' tur ve günümüzdeki atlara en çok benzeyen hayvandır ...










Denizde planktonlar nasıl oluşurlar ?


Denizler ve okyanuslarda , yüz milyonlarca sayıda bulunan planktonlar , şeffaf olduklarından , ancak mikroskopta görülebilirler .
Deniz hayvanlarının temel besinini sağlayan planktonların denizlerdeki hareketi , çok önemlidir . Çünkü pek çok balık , özewllikle '' ringa '' balığı sürüleri ,tek gıdaları olan planktonları izlemek için uzun yol katlederler . Bu da balıkçılıkta önemlidir .
Yakından incelendiğinde planktonların , hem hayvan hemde bitkilerden oluştukları anlaşılır .
Planktonlar , makro plankton ve mikro plankton olarak iki gruba ayrılırlar . Mikro plankton birçok deniz yosununu içerir . Bu bitkiler kendi içlerinde bölünerek ürerler . Makro planktonlar balinaların tek gıdası
olan kabuklu deniz hayvanlarıdır .
Mikro planktonların içinde ayrıca , pavurya , karides ve salyangozun larva yavruları bulunur . Deniz yosununun en temel görevi , deniz suyuna oksijen sağlamaktır ...







Karınca yiyenler nasıl beslenir ?


Karıca yuvalarını güçlü pençeleriyle bozan karıncayiyen ' in bedenini kaplayan uzun tüyleri onu karıncanın ısırmalarına karşı korur . Sonra solucan gibi uzayan ve yapışkan diliyle onları yer . Ayrıca karıncayiyendeki o yapışkan dilin , yapışkanlığını sağlayan özel bezler vardır ...








Sincaplar nasıl uçarlar ?


Amerika ' da yaşayan uçan sincap , bu tür hayvanların en ilgincidir . Geceleri ortaya çıkan bu hayvanın iri gözleri vardır ve bu hayvan gece iri gözleri sayesinde böğürtlen , tohum , ceviz ve böcek yiyerek beslenir . Tüylü kuyruğa sahip olmayan bu hayvanın bedeninin iki yanında , katlı olarak duran birer deri parçası bulunur . Bir ağaçtan diğer ağaca atlarken açılan bu deri parçaları , birçeşit paraşüt yerine geçerek bazen 65 metre bile uçabilmelerini sağlar . Bu arada bu hayvanın düz kuyruğuda dümen görevini görür . Ayrıca Afrika , tropikal Asya ve Avustralya ' da aynı familyadaki bu hayvanlara rastlamak mümkündür ...










Arılar balmumunu ve balı nasıl yaparlar ?


Arılar , karın bölgelerinde bulunan bezler sayesinde yaptıkları balmumunu , petek yapımında kullanırlar . Kraliçenin yumurtladığı yumurtalar , ayrı ayrı peteklere konur . Diğer petekler ise bal depolama amaçlı kullanırlır .
Bir gram balmumu için arılar , 1250 tabaka çıkartması gerekir . Bal ise çiçek özsularından üretilir ve bu özsuyu arılarca sindirilir , koyulaştırılır ...













Kraliçe arı , kovanında nasıl yaşar ?


Bir kraliçe arı , dakikada 2 kere olmak üzere bir günde tam 2500 yumurta yumurtlar . Yaşamı boyunca yumurtladıkları yumurtalar ise 2 milyonu bulur .
Peteklere yerleştirilen larvalar , eğer asalet jölesi denilen madde ile beslenirlerse geliştiklerinde kraliçe arı olurlar . Ama polen ile beslenen larvalar ise normal arı olur .
Kovanda yalnızca bir kraliçe arı olabileceğinden , yeni bir kraliçe arı yetişir yetişmez rakiplerine saldırır . Eski bir kraliçe arı ise yeni kovan kurmak amacıyla yani kendine yeni bir hayat kurmak amacıyla çok çok uzaklara uçar gider .
Yeni kraliçe ilk uçuşunu sürekli yükselerek yapar . Böylece en güçlü erkek arılar tarafından bile döllenebilir . Daha sonra kovanına dönen kraliçe arı , hizmetini gören bir grup arının yani hizmetçilerinin yardımıyla yumurtaları yerlerine yerleştirir ...












Tarih öncesinde yaşamış kanatlı kertenkeleler nasıl uçabiliyordu ?


Fosili (kalıntıları) bulunabilen ilk uçan sürüngen '' Pterosaur '' dur . Ön ayaklarından , dördüncü parmağı fazla gelişmiş bir çeşit el görünümünde olan bu hayvanın , bedeninin iki yanında , yarasa kanatlarını andıran iki tane deri parçası varmış . İşte bu deri parçaları , ön ayaklarının gelişmiş iki parmağıyla birleşerek ilkel bir kanat oluşturuyordu . Hassas kanatlarının vahşi yeryüzünde incinmemesi için bu akıllı ve yere yakın uçmayan bu yaratıklar , yüksek kayalara tırmanıp kendilerini havaya bırakıyorlarmış .
İlk uçan sürüngenlerden biride '' Dimorphodon '' olup 22 cm (santimetre) boyundadır . Bu hayvan bir başa ve üzerinde dişlerin dizili olduğu bir gagaya sahiptir . Pelikan kuşunun gagasında bulunan torba görünümlü bölüme de sahip olan yaratık , böylece uçuşu sırasında böcek avlayabiliyordu . Bu hayvanın arka ayaklarının güçlü olmasıda bu hayvanın yırtıcı bir hayvan olduğunu gösteriyor ...










































































































































~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

~~ yUkArIyA ~~

resim_004.jpg

resim_001.jpg

103c27cc9cc2851428bd281dc64631a2.jpg

b50241992e5002a25f100c5559036516.jpg

6b1a4a1ab52927e310030495cff92fe7.jpg

54446e3a6f545a793112266f7a6a2403.jpg

c5708dd562dfcd42d8570933ef7b9e3f.jpg

f7a824b7621b0005ca654588d2787fee.jpg

solucun.jpg

arilar33.jpg

arilar36.jpg

at_018.jpg

5.jpg

1024-horse7.jpg

2.jpg

Hayvanlar , bilimin ilerlemesine nasıl yardımcı olurlar ?

Farmakoloji ' de yeni bir ilaç bulunduğunda , en önemli aşama , bunun canlılar üzerindeki etkisidir . Farmokoleji ve biyokimya , yeni bulunan maddelerin , insan hücreleri ile kimyasal yapısından dolayı beyin ve insan davranışları üzerindeki etkilerini inceler . Ama , anlaşılabileceği gibi , dozlar iyi ayarlanamaz veya bir hata olduğunda sonuç çok kötü olabilir .
İşte bundan dolayı , bilim adamları , deneylerini , kedi , köpek , tavşan , maymun gibi hayvanların üstünde yapıyor . Ama ülkeler hayvanların canı yanmaması için bu tür deneylerin hayvanlar üzerinde yapılmasını yasaklamıştır . Yani anlayacağınız , insanlara birşey olmasın diye tehlikeli deneyler hayvanlar üzerinde gerçekleştiriliyordu . Ama artık o bile yasaklandı ...

Hayvanlar ile ilgili bukadar bilgi yeter .
Elimden geleni yaptım gerisini size bıraktım.
Sitemi nasıl bulursunuz onu bilmem ama umarım beğenmişsinizdir ...

Site sahibi : Çağatay ÇELİK

~~~~~~~~~~~~~~

Bu bilgileri gördüğünüz ansiklopediden geçirdim .


~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~